Makaleler

 EĞİTİM HİZMETLERİNDE KREDİ KARTIYLA YAPILAN SATIŞLARDA KDV UYGULAMASI



Yazar : Ayşe YİĞİT ŞAKAR 

Yaklaşım / Mayıs 2010 / Sayı: 209 DA YAYINLANMIŞTIR



I- GİRİŞ

Eğitim, bireye bilgi-beceri kazandırma ve bireyin topluma uyumunu sağlama sürecidir. Bu süreç içinde eğitim, topluma uyum sağlama, güdüleme, mesleki beceriyi arttırma, kültür düzeyini yükseltme gibi amaçların gerektirdiği bilgi, beceri ve alışkanlıkların kazandırılmasını kapsamı içine almaktadır. Eğitim, bireyin sosyalleşmesi, milli bütünleşmenin sağlanması, politik bilincin ve bireyin karakterinin geliştirilmesi, gelecekteki üretim sürecinde kullanılacak kişisel beceri ve bilgilerin kazandırılması olarak tanımlanmaktadır(1). 

Eğitim hizmeti, maliye teorisinde “yarı kamusal hizmet” olarak kabul edildiği için, kamu kesimince üretilmekle birlikte özel kesim tarafından da üretilebilir. Çünkü bu hizmet, tam kamusal hizmetlerin aksine, faydası bölünebilir, tüketimden mahrum bırakılabilir ve pazarlanabilir nitelikte olduğu için fiyatlandırılabilir(2). Eğitim hizmeti, prodüktivitede artış, suç oranında düşme, siyasal istikrarın sağlanması, sosyal ve kültürel kalkınma ve sanayileşme çabaları üzerinde olumlu dışsallıklar yaymaktadır(3). Bunun sonucunda, hizmetten faydalananlara sağladıkları doğrudan yararla birlikte, topluma da fayda sağlamaktadır. Ülkemizde de kamu kesiminin yanında, ilköğretim özel kesim tarafından ve yükseköğretim ise vakıf üniversiteleri tarafından sunulabilmektedir. 

Bu yazımızda eğitim hizmeti verilirken hizmetten yararlananın ödemeyi kredi kartıyla yapması durumunda katma değer vergisinin ne zaman doğacağı ve faturanın ne zaman kesileceği konusunu ele alacağız.



II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN EĞİTİM HİZMETİNİN KAPSAMI VE VERGİYİ DOĞURAN OLAY

Katma Değer Vergisi Kanunu (KDVK ) md. 1’e göre, Türkiye’de yapılan ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ile genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve meslekî nitelikteki teslim ve hizmetleri, katma değer vergisine tabidir. 

Hizmet, elle tutulamayan ancak fayda sağlamaya yönelik, faydası ölçülebilen ve pazarlanabilen iktisadi faaliyetlerdir(4). Özel borç ilişkilerinin içinde iş görme akitleri önemli bir yer oluşturur. Hukuksal ilişkilerde bağımsız bir hizmet kavramı yoktur, hizmet veya iş akdi, istisna, vekâlet akdi ve çeşitleri bu grubun içinde yer alan sözleşmeleri oluşturur(5).

KDVK md. 4/1’de hizmet, “teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerdir. Bu işlemler; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebilir.” şeklinde ifade edilmektedir. Bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her biri ayrı işlem olup, hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirilirler. Vergiye tabi bir hizmetten, işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılması hizmet sayılır (KDVK md. 5). Danıştay’a göre KDVK açısından yapılan işin “hizmet” sayılabilmesi için doğrudan doğruya ve münhasıran muhatap için yapılmış olması gerekmektedir(6).

Vergi Usul Kanunu (VUK) md. 19’a göre vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. KDVK’da ise vergiyi doğuran olay 10. maddede açıklanmıştır. Kural olarak, mal teslimi ya da hizmet ifası gerçekleştiğinde katma değer vergisi doğar. 

KDVK md. 10’a göre, hizmet ifası hallerinde vergiyi doğuran olay,

a- Hizmetin yapılması,

b- Hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halle­rinde, belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere, belgenin düzen­lenmesi, 

c- Kısım kısım hizmet yapılması mutad veya bu hususta anlaşmaya varılmış olması halinde, her bir kısım hizmetin yapıl­ması

olarak belirlenmiştir.

Hizmet ifasının kapsamı oldukça geniştir. Ticari, sınaî, zirai ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde Türkiye’de yapılan ve mal teslimi sayılmayan bütün işlemler hizmet ifasıdır. KDV sistemine göre, KDVK’da hizmet olarak sıralananların yanında her türlü kiralama, leasing, fikri haklarla ilgili işlemler (yazılımlar dâhil), taşımacılık, reklamcılık, telekomünikasyon, her türlü aracılık işlemleri hizmet statüsündedir(7). 

Ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin sürekliliği, kapsamı ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu (GVK) hükümlerine göre; GVK’da açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edilir. Bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılması, bunları yapanların hukuki statü ve kişilikleri, Türk tabiyetinde bulunup bulunmamaları, ikametgâh veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye’de olup olmaması işlemlerin mahiyetini değiştirmez ve vergilendirmeye engel teşkil etmez(8).

KDVK’ya göre özel eğitim kurumlarının sunduğu eğitim hizmetleri de KDVK’ya tabidir. 

Eğitim ve öğretim hizmetleri niteliği gereği genellikle belirli bir süre sürmektedir. Dershane ve benzeri kurslarda bu süre bir yıldan az iken, özel okullarda ve üniversitelerde ise bir yıldan daha uzun sürede tamamlanabilmektedir. Eğitim kurumları önceden belirledikleri fiyat tarifesi üzerinden öğrencilerin kayıtlarını yapmakta ve bedelini de peşin ya da taksitler halinde tahsil etmektedirler(9).

KDVK md. 10 doğrultusunda eğitim hizmetlerinde vergiyi doğuran olay, 

● Kural olarak hizmetin tamamlandığı eğitim ve öğretim döneminin sonunda,

● Hizmet bedelinin dönemin başında veya herhangi bir aşamasında, tahsil edilerek faturaya bağlanması halinde, faturanın düzenlendiği tarihte,

● Hizmet bedelinin taksitler halinde tahsil edilmesi halinde ise, kısım kısım hizmet ifası kapsamında her taksit bedelinin tahsiline ilişkin faturanın düzenlendiği tarihte meydana gelmektedir(10).



III- KREDİ KARTIYLA YAPILAN SATIŞLARDA KATMA DEĞER VERGİSİ

A- BEDELİN TAMAMEN VEYA KISMEN ÖĞRETİMİN BAŞLAMASINDAN ÖNCE TAHSİL EDİLMESİ

Eğitim hizmeti genellikle bir dönemi kapsayan zaman dilimi içinde ifa edilmektedir. Buna göre, özel eğitim kurumları ile vakıf üniversitelerinin, hizmet tamamlanmadan ücrete mahsuben yapılan ödemeyi avans olarak kabul edip, fatura düzenlememeleri mümkündür. Avans; henüz satılmamış bir mal veya henüz ifa edilmemiş bir taahhüt ya da yapılmamış bir hizmetle ilgili olan, henüz hak edilmiş bir istihkak niteliği kazanmamış bulunan işlerde doğacak alacağa mahsuben malı satın alan veya hizmeti ifa ettiren tarafından yapılan ödemedir. Avans olarak yapılan ödemeler bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturmadığından katma değer vergisine tabi bulunmamaktadır. Satılan malın tesliminden önce malın bedeline mahsuben kredi kartı ile yapılan avans niteliğindeki ödemeler bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturmadığından katma değer vergisine tabi olmayacaktır. Ancak alınan avanslar için fatura düzenlenmesi halinde vergiyi doğuran olay meydana geleceğinden faturada gösterilen bedel üzerinden KDV hesaplanacaktır. Kredi kartı ile yapılan, avans ve taksitli satışlara ait taksit ödemeleri ödemenin yapıldığı dönem KDV Beyannamesinin 45 no.lu satırında (Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmet Bedelleri) gösterilecektir. Ancak, bu satırda yer alan tutarların KDV beyanları ile uyum göstermemesi durumunda farklılığın sebebi vergi dairesi tarafından mükellefe sorulabilir. Mükellef farklılığın, kredi kartı ile yapılan tahsilâtlar üzerinden vergi hesaplanmayan avans ödemelerinden veya vergisi önceden beyan edilmiş işlemlerin sonraki taksit ödemelerinden kaynaklandığını açıklayabilir. Fakat idarenin de bu açıklamayı yeterli görmesi gerekmektedir(11).

Bu durumda katma değer vergisinin beyanı, kısım kısım hizmet ifasına ilişkin esaslara göre yapılacaktır. Peşin ödenmiş bedelin bu döneme isabet eden kısmının bulunarak, katma değer vergisinin hesaplanıp beyan edilmesi gerekir. Faturanın bu durumda aylık düzenlenmesi mümkündür. Maliye Bakanlığı’nın 27.04.1999 tarih ve 15955 sayılı Özelgesi ile bildirdiği görüşü de aynı doğrultudadır.

VUK md. 229’a göre, “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere, emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır”. VUK md. 232’ye göre sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek, istemek ve almak mecburiyetinde olanlar ise; “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 

1- Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 

2- Serbest meslek erbabına; 

3- Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 

4- Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 

5- Vergiden muaf esnafa;

Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptıkları iş bedelinin (01.01.2010 tarihinden itibaren) 680 TL’yi geçmesi veya bedelin (01.01.2010 tarihinden itibaren) 680 TL den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.” hükmünü içermektedir. 

Eğitim öğretim hizmetlerinde bedelin tamamının veya bir kısmının öğretimin başlamasından önce tahsil edilmesi halinde, fatura veya benzeri belge düzenlenmemiş olması koşuluyla katma değer vergisi doğmamaktadır(12). Yani bedelin tamamen veya kısmen tahsili, tahsil anında fatura düzenlenmesini gerektirmez. Çünkü VUK md. 231/5’e göre fatura kesilmesi zorunluluğuna neden olan husus bedelin tahsili değil, malın teslimi veya hizmetin yapılmasıdır. VUK md. 231/5’e göre, fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. Bu durumda özel eğitim kurumları tahsil ettikleri peşin tutarlar için tahsilât makbuzu düzenleyerek bu bedelleri de alınan avanslar hesabında muhasebeleştirebilirler. Hizmet bedelinin tamamen veya kısmen tahsil edilmesi fatura düzenlenmediği sürece tek başına KDV’nin doğmasına neden olmaz(13). Ancak, öğrenim yılının başında hizmet be­delinin tamamına ait bir fatura düzen­lenmesi halinde, KDVK md. 10/b gereğince KDV doğmaktadır. Bu durumda hizmet ifasının so­nuçlanması yani öğrenim döneminin sonu beklenilmeksizin, bu bedel üze­rinden KDV hesaplanması gerekir. 

B- BEDELİN TAMAMEN VEYA KISMEN ÖĞRETİMİN BAŞLAMASINDAN SONRA TAHSİL EDİLMESİ

Eğitim öğretim döneminin başlaması ile birlikte hizmet ifası da başlamaktadır. Eğitimde hizmet ifası genellikle bir vergilendirme döneminden fazla sürdüğü için, takvim yılının her bir ayı itibariyle katma değer vergisi hesaplanması gerekecektir. Dönemler itibariyle hesaplanacak katma değer vergisi matrahının, bir öğretim yılı için belirlenen toplam bedelin, öğretimin kapsadığı ay sayısına bölünmek suretiyle hesaplanması mümkün bulunmaktadır(14). Belli bir vergilendirme döneminde beyan edilecek katma değer vergisinin matrahı, bir öğretim yılı için belirlenen hizmet bedelinin hizmetin ifa edileceği aylık sürelere bölünmesi suretiyle tespit edilecek matrahtan az olamayacaktır(15). Eğitim ve öğretim bedelinin taksitlere bağlanması ve belgelerin taksit zamanlarında düzenlenmesi halinde, KDV’nin belgelerde gösterilen taksit miktarları üzerinden hesaplanması ve belgenin düzenlendiği tarihin ait olduğu ay beyannamesi ile beyan edilmesi gerekir(16). Hizmetin kısım kısım sunulması mutad ise veya üzerinde anlaşılmışsa, mesela, vakıf üniversitelerinden birine kayıt olan bir kişi bu eğitimin dokuz ay süreceği ve her ay sonunda belli bir tutarı ödeyeceği konusunda üniversite ile anlaşmışsa aylık dönemlerin bitiminde hizmetin o aya isabet eden kısmı tamamlanmış sayılır. Dolayısıyla ilgili ayda fatura düzenlenmesi ve KDV’nin de ödenmesi gerekir. Yani, işlemin devamı sırasında, bedelin kısmen tahakkuk ettirilmesi veya tahsil edilmesi halinde, meblağ ile sınırlı olarak KDV’nin hesaplanması gerekmektedir(17). Vergi idaresi de bu konuda aynı yönde görüş bildirmiştir. “…….Belli bir süreci kapsayan eğitim hizmetlerinde KDV açısından vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi için bu sürecin sonuçlanması gerekmemekte olup her bir vergilendirme döneminin tamamlanmasıyla bu dönem işleriyle sınırlı olmak üzere vergiyi doğuran olay meydana gelmektedir. Bir başka ifade ile eğitim hizmetlerinde vergiyi doğuran olay prensip itibariyle eğitim hizmetinin fiilen verildiği vergilendirme dönemlerinde ortaya çıkmaktadır.

Buna göre;

1- Sürücü kursu bedelinin kısmen veya tamamen peşin ya da çek ve senetle tahsil edilmesinin veya hiç tahsil edilmemesinin bu şekilde beyan edilmesi gereken vergilere bir tesiri yoktur. Bedelin avans olarak peşin tahsil edilmesi durumunda da her bir vergilendirme dönemine isabet eden vergiler ait oldukları dönemlerde beyan edilecektir.

Ayrıca, hizmet bedelinin tamamının veya bir kısmının kredi kartı ile daha sonraki dönemlerde tahsil edilmesi halinde tahsilâtın yapıldığı dönem beyannamesinin kredi kartı ile yapılan ödemelerin yazıldığı satıra yazılmak suretiyle beyan edilmesi gerekmektedir.”(18).

Danıştay 11. Daire’nin Ankara 5. Vergi Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararı onayan Kararı da aynı yöndedir:

“3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun, vergiyi doğuran olay başlıklı 10/a maddesinde, katma değer vergisinin hizmetin yapıldığı anda doğacağının hükme bağlandığı, olayda özel okul işleten yükümlü şirketin yaptığı hizmet bir eğitim öğretim dönemini kapsamakta olup, hizmetin eğitim öğretim döneminin sonunda tamamlandığı, ücret ödemelerinin ise bir ödeme planı dâhilinde yapıldığı, bu durumda, yükümlü şirketin okul ücretlerini tahsil ettiği ayda fatura düzenleyerek katma değer vergisini beyan etmesinde yasal isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle cezalı tarhiyatı terkin etmiştir. Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.”(19)

C- BEDELİN KREDİ KARTIYLA TAKSİTLER HALİNDE TAHSİLİ

KDVK’nın 20. maddesine göre, teslim ve hizmet işlemlerinde matrah bu işlemlerin, karşılığını teşkil eden bedeldir. Bedel deyimi, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade eder.

83 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nin(20) “3. Ödemesi Kredi Kartı ile Yapılan Teslim ve Hizmet Bedellerinin Beyanı” başlıklı bölümünde, kredi kartı ile yapılan teslim ve hizmet bedellerinin gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerin kullandığı 1 numaralı katma değer vergisi beyannamesinde “Kredi Kartı Karşılığı Yapılan Teslim ve Hizmetleri Teşkil Eden Bedel”i ifade eden 65. satırda beyan edilmesi gerektiği açıklanmaktadır. Bu satıra ait dipnotta, (6) No.lu satırda beyan edilen toplam bedel içinde kredi kartı ile yapılan satışlara ilişkin tutarın yazılacağı açıklanmıştır. Ancak kredi kartı ile yapılan satışlar arasında farklı vergi oranına tabi teslim ve hizmet bedelleri ile vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilen işlem bedelleri de bulunabileceğinden, bu satıra kredi kartı ile yapılan satışların, varsa vergi dahil brüt tutarı yazılacağı açıklaması yer almaktadır. 

Maliye Bakanlığı’nın 07.05.2002 tarih ve 20645 sayılı yazılarında; “KDV beyannamesinin 65. satırında istenen bilgi, verginin tarh ve tahakkuku ile ilgili olmayan denetim amaçlı bir bilgidir. Burada vergiyi doğuran olay vuku bulsun bulmasın belirli bir dönemde, kredi kartı ile yapılan tahsilâtlar gösterilecektir. Bu satırda yer alan tutarların 6. satırındaki bilgi ile uyum göstermemesi ve vergi dairesince bu hususun mükelleften sorulması halinde, kredi kartları ile yapılan tahsilatların üzerinden vergi hesaplanmayan avans ödemelerinin veya vergisi önceden beyan edilmiş işlemlerin sonraki taksitlerine ait olduğu mükellef tarafından “izah” gerekçesi olarak belirtilebilir. Bu izah yeterli görülmediği takdirde gerekli işlemlerin yapılacağı tabiidir.” denilmektedir.

D- BEDELİN KREDİ KARTIYLA VADE FARKI ALINARAK TAKSİTLER HALİNDE TAHSİLİ 

Eğitim hizmet bedelinin kredi kartıyla taksitler halinde ve vade farkı alınarak tahsil edilecek olması halinde, vade farkı KDV matrahına dahil edilmelidir. Çünkü KDVK’nın 24/e maddesine göre vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olan unsurlardır. Bu nedenle, kredi kartıyla yapılan satış sırasında vade farkı dahil toplam satış tutarı üzerinden katma değer vergisi hesaplanması gerekmektedir. 

E- EĞİTİM SÜRERKEN KURUMDAN AYRILMA DURUMUNDA KDV

Eğitim hizmeti tamamlanmadan öğrenci eğitim kurumundan ayrılırsa ayrıldığı tarihten sonra yerine getirilecek bir hizmet olmayacağından verginin konusuna giren işlem de olmayacaktır. Daha önce bedeli tahsil edilmiş olsun veya olmasın fatura düzenlenmesi nedeniyle beyan edilen vergilerin, öğrencinin eğitim kurumundan ayrıldığı tarihten sonraki dönemlere isabet eden kısmı verginin konusu kalmadığı için genel esaslara göre düzeltilmesi gerekir. Bu düzeltme öğrencinin kurumdan ayrıldığı dönem beyannamesinde vazgeçilen işlemlerle ilgili sütunda yapılabilir. Peşin tahsil edilmiş bedelin iadesi söz konusu ise bu tutar, gider pusulası düzenlenmek suretiyle iade edilmeli ve düzeltme işlemleri de buna göre yapılmalıdır.



IV- SONUÇ

KDVK md. 10 doğrultusunda eğitim hizmetlerinde vergiyi doğuran olay, 

● Kural olarak hizmetin tamamlandığı eğitim ve öğretim döneminin sonunda,

● Hizmet bedelinin dönemin başında veya herhangi bir aşamasında, tahsil edilerek faturaya bağlanması halinde, faturanın düzenlendiği tarihte,

● Hizmet bedelinin taksitler halinde tahsil edilmesi halinde ise, kısım kısım hizmet ifası kapsamında her taksit bedelinin tahsiline ilişkin faturanın düzenlendiği tarihte 

meydana gelmektedir.

Eğitim öğretim hizmetlerinde bedelin tamamının veya bir kısmının öğretimin başlamasından önce tahsil edilmesi halinde, fatura veya benzeri belge düzenlenmemiş olması koşuluyla katma değer vergisi doğmamaktadır. Ancak, öğrenim yılının başında hizmet be­delinin tamamına ait bir fatura düzen­lenmesi halinde, KDVK md. 10/b gereğince KDV doğmaktadır. Bu durumda hizmet ifasının so­nuçlanması yani öğrenim döneminin sonu beklenilmeksizin, bu bedel üze­rinden KDV hesaplanması gerekir. 

Eğitim ve öğretim bedelinin taksitlere bağlanması ve belgelerin taksit zamanlarında düzenlenmesi halinde, KDV’nin belgelerde gösterilen taksit miktarları üzerinden hesaplanması ve belgenin düzenlendiği tarihin ait olduğu ay beyannamesi ile beyan edilmesi gerekir. İşlemin devamı sırasında, bedelin kısmen tahakkuk ettirilmesi veya tahsil edilmesi halinde, meblağ ile sınırlı olarak KDV’nin hesaplanması gerekmektedir.

Eğitim hizmet bedelinin kredi kartıyla taksitler halinde tahsil edilmesi halinde, bedelin 1 numaralı katma değer vergisi beyannamesinde “Kredi Kartı Karşılığı Yapılan Teslim ve Hizmetleri Teşkil Eden Bedel”i ifade eden 65. satırda beyan edilmesi gerekmektedir. Ancak kredi kartı ile yapılan satışların, varsa vergi dahil brüt tutarı yazılması gerekmektedir.

Eğitim hizmet bedelinin kredi kartıyla taksitler halinde ve vade farkı alınarak tahsil edilecek olması halinde, vade farkı KDV matrahına dahil edilmelidir. Bu nedenle, kredi kartıyla yapılan satış sırasında vade farkı dahil toplam satış tutarı üzerinden katma değer vergisi hesaplanması gerekmektedir.



* Yrd. Doç. Dr., Arel Ünv., Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Vergi Hukuku Öğretim Üyesi

(1) Özgür BAYKAL, 1980 Sonrası Türkiye’de Kamusal Eğitim Harcamalarının Analizi (1980-2003), Çukurova Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Adana 2006, s.15

(2) Bkz. Ömer Faruk BATIREL, Kamu Maliyesi Teorisine Giriş, Genişletilmiş 2. Baskı, İstanbul 1979, s.61 vd.; Halil NADAROĞLU, Kamu Maliyesi Teorisi, Gözden Geçirilmiş ve Düzeltilmiş 11. Baskı, Beta Yayıncılık, İstanbul 2000, s.54.

(3) Orhan ŞENER, Kamu Ekonomisi, 5. Baskı, Beta Yayıncılık, İstanbul 1996, s.68-69

(4) Murat UĞURLU, “KDV Açısından Hizmet Kavramı ve Mükelleflerde Vergiyi Doğuran Olay”, Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. KAYIT OL®

(5) Nihal SABAN, Vergi Hukuku, Gözden Geçirilmiş 4. Baskı, Beta Yayıncılık, İstanbul 2006, s. 514.

(6) Dn. 9. D.’nin, E.1992/2549, K.1993/592, Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. KAYIT OL ® (Erişim: 13.09.2009)

(7) Billur YALTI SOYDAN, Hizmet İşlemlerinde Katma Değer Vergisi (Bir Karşılaştırmalı Hukuk Denemesi), Beta Yayıncılık, İstanbul 1998, s.121

(8) SABAN, age, s. 513

(9) OZANSOY, s. 90

(10) YILMAZCAN, s.59 vd.; Nuri DEĞER, Açıklamalı ve Uygulamalı Katma Değer Vergisi Kanunu, Yaklaşım Yayıncılık, Ankara 2008, s.348

(11) Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 03.08.2006 tarih ve B.07.1.GİB.4.16.17.02-VUK-06-75/3344 sayılı Özelgesi. Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. KAYIT OL ®. (Erişim: 14.09.2009); İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 04.02.2009 tarih ve KDV.MUK.B.07.1.GİB.4.34.17.01.43.1162 sayılı Özelgesi. 

Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. KAYIT OL ® İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 05.01.2009 tarihli ve KDV.MUK.B.07.1.GİB.4.34.17.01.10.51 sayılı Özelgesi. Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. KAYIT OL ® (Erişim: 15.09.2009)

(12) Maliye Bakanlığı’nın 02.11.2000 tarih ve B.07.0.GEL.0.54/5410–243 sayılı Yazısı. Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. KAYIT OL ® (Erişim: 12.09.2009)

(13) OZANSOY, s. 90

(14) Maliye Bakanlığı’nın 02.11.2000 tarih ve B.07.0.GEL.0.54/5410–243 sayılı Yazısı. Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. KAYIT OL ® (Erişim: 12.09.2009)

(15) Mehmet ALTINDAĞ, “Katma Değer Vergisinde Vergiyi Doğuran Olay ve Özel Durumlar”, archive.ismmmo.org.tr/.../07-%2057%20MEHMET%20ALTINDAĞ%20.doc – (Erişim:16.09.2009)

(16) YILMAZCAN, s.59 vd.; Mehmet ALTINDAĞ, “Katma Değer Vergisinde Vergiyi Doğuran Olay ve Özel Durumlar”, archive.ismmmo.org.tr/.../07-%2057%20MEHMET%20ALTINDAĞ%20.doc–(Erişim: 16.09.2009)

(17) OZANSOY, s. 90

(18) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 15.12.2006 tarih ve KDV.MUK.B.07.1.GİB.4.34.17.01.9631 sayılı Özelgesi. Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. KAYIT OL ® (Erişim:14.09.2009)

(19) Dn. 11. D.’nin, 06.06.1995 tarih ve E. 1995/ 1799, K. 1995/ 1781 sayılı Kararı.

(20) 26.06.2001 tarih ve 24447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 

 
 
Doç.Dr. Ayşe YİĞİT ŞAKAR İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ VERGİ HUKUKU ÖĞRETİM ÜYESİ UYGULAMALI BİLİMLER YÜKSEKOKULU MÜDÜRÜ